Özyeğin Üniversitesi
ana sayfa      site haritası      DYS      SSS      iletişim      english
hakkımızda         öğrenim         araştırma         uluslararası         kütüphane         kampüste yaşam
Aday Öğrenciler           Öğrenciler           İnsan Kaynakları           Basın Odası           Haberler - Duyurular
 
Haberler - Duyurular

Haberler

Duyurular

Etkinlik Takvimi

Haber Arşivi



 
Haberler - Duyurular > Haberler
HABERLER


Prof. Tülin Erdem'den seminer:
"Markalar: Dindar Olmayan Kitlelerin Afyonu mudur?"


American Marketing Association'ın (Amerikan Pazarlama Birliği) yayınladığı "Journal of Marketing Research"ün ilk kadın editörü ve New York Üniversitesi Stern İşletme Fakültesi öğretim üyesi Prof. Tülin Erdem, 26 Aralık saat 15:00'te Özyeğin Üniversitesi'nde, "Markalar: Dindar Olmayan Kitlelerin Afyonu mudur?" konulu bir seminer verecek.

Tülin Erdem, Ron Shachar, Gavan J. Fitzsimons ve Keisha M. Cutright tarafından yürütülen "Markalar: Dindar Olmayan Kitlelerin Afyonu mudur?" araştırması, markalarla din arasında yapılan üstü örtülü çağrışımlara dayanarak, tüketicilerin dindarlığı ve markalı ürünlere olan talebi (ör. markalı ürünleri markasız ürünlere tercih etme oranları) arasında önemli bir ilişki olup olmadığını tespit etmeyi hedefliyor.

Araştırma,
  • Eyalet, bölge ve bireyesel seviyede Amerikalılar üzerindeki veri setleri,
  • Çeşitli dindarlık ölçütleri ve çeşitli marka güveni ölçütleri ve
  • Üç farklı amprik yaklaşım (saha çalışmaları, anket çalışmaları ve deneysel çalışmalar)
kullanılarak dindarlık ile markaya duyulan inanç arasındaki ilişkiyi inceliyor.

Bu farklı veri setlerinden, ölçütlerden ve yöntemlerden elde edilen sonuçlar; dindar olmayan tüketicilerin -özellikle gelir düzeyleri yüksek olanların- dindar tüketicilere kıyasla, markalara daha fazla değer verdiğini ve onlara daha çok talep gösterdiğini ortaya koyuyor.

Tarih: 26 Aralık 2008
Saat: 15:00
Yer: Özyeğin Üniversitesi, Oditoryum 1

Tülin Erdem Kimdir?



Bilim Adamı ve Tarihçi Arnold Reisman Özyeğin'deydi

Bilim Adamı ve Tarihçi Arnold Reisman Özyeğin'de Amerikalı bilim adamı ve tarihçi, "Türkiye'nin Modernizasyonu: Nazi Almanyası Mültecileri ve Atatürk'ün Vizyonu" adlı kitabın yazarı Arnold Reisman, 25 Kasım Salı günü Özyeğin Üniversitesi'nde "Nazi Toplama Kamplarından Türkiye'de Güvenli Bir Sığınağa: Anlatılmamış Bir Hikaye" konulu bir konferans verdi.

Seminerde, Nazi Almanyası'nın olağanüstü koşullarında, ülkelerinde yaşamlarını sürdürme imkanları ellerinden alınan 190 saygın bilim insanı ve ailesinin davet üzerine ülkemize gelmeleriyle, Türkiye'nin yürüttüğü toplumsal reform ve eğitim reformu programının kaydettiği büyük aşama konu edildi. Sunumda bilim adamlarına yapılan davetleri, bu davetin tarihsel bağlamını, göç eden bilim adamlarının Türk toplumu üzerinde yarattığı etkileri ve Türkiye'ye gelmeden önce, Türkiye'de kaldıkları süre boyunca ve sonrasında bilim dünyasına yaptıkları katkıları ele alındı.

Reisman, Türkiye tarihinde çok da bilinmeyen bu önemli döneme dair "Türkiye 1933'te "hem iyilik yapma hem iyi bir iş çıkarma" fırsatını yakaladı. Bir yandan çok sayıda entellektüelin hayatını kurtardı, diğer yandan reform programlarını hayata geçirip bu bilim adamlarının deneyimlerinden faydalandı" diye açıkladı.

Arnold Reisman Kimdir?



Kanserli Hücreleri Tespit Eden Mikroçip Yılın En İyi Buluşu

Kanserli Hücreleri Tespit Eden Mikroçip Yılın En İyi Buluşu Amerikan bilim ve teknoloji dergisi Popular Mechanics, Kasım 2008 sayısında yılın en iyi 10 buluşunu seçti. Bu 10 buluştan biri olan kanserli hücreleri tespit eden mikroçip, Özyeğin Üniversitesi mütevelli heyeti üyesi Prof. Dr. Mehmet Toner tarafından geliştirildi.

Kanser yayılmadan tetkik etmek zor

Kanserin neden olduğu ölümlerin yüzde 90'ı, kanserli hücrelerin kan dolaşımı yoluyla vücutta yeni kanserli bölgeler yaratıp yayılması sonucu meydana geliyor. Ne yazık ki doktorlar, belirtiler ortaya çıkıncaya kadar kanserin yayılıp yayılmadığını anlayamıyor. Bu durum tedaviyi geciktiriyor. Asıl zorluk ise, CTC'lerin; yani kan dolaşımındaki kanserli hücrelerin sayısının son derece az olması ve milyarlarca kan hücresi içerisinde yalnızca birkaç hücreden oluşmasından kaynaklanıyor. Üstelik bu hücreler, standart kan testleri sırasında uygulanan laboratuvar işlemlerine dayanamayacak kadar da zayıf.

Harvard Tıp Okulu'na bağlı olan Massachusetts General Hospital, Massachusetts Teknoloji Enstitüsü ve Harvard Üniversitesi'nde fakülte üyesi olarak görev yapan Biyomedikal Mühendis Mehmet Toner, bu sorunun üstesinden gelen ekibin liderliğini üstlendi. Kanserli hücrelerin teşhis edilmesini sağlayan bu yeni buluş, kartvizit kalındığındaki silikon bir mikroçipten oluşuyor. Çipin üzerinde, CTC'leri kendine çeken antikorlarla kaplanmış ve her biri insan saçından daha ince olan 78 bin adet minik sütun yer alıyor. Kan örneğinin çipin üzerinden yavaşça akması sağlandığında; alyuvarlar, akyuvarlar ve trombositler, bu sütunların üzerinden geçip gidiyor; ancak kanserli hücreler sütunlara yapışıyor ve ilerleyemiyor.

Kanserli hücreleri yakalamada mikroçipin başarısı yüzde 99

MIT bünyesindeki Koch Bütünleştirici Kanser Araştırması Enstitüsü'nün üyesi olarak görev yapan Nobel ödüllü Phil Sharp, Nature dergisinde yayımlanan ilk test sonuçlarını "çarpıcı" olarak nitelendirdi. Mehmet Toner'in mikroçipi, kanserin yayılma evresinde olan 68 kanser hastasından alınmış 116 kan örneğinden biri hariç hepsinde, kanserli hücreleri yakalamayı başararak yüzde 99'luk duyarlılık oranı elde etti.

Kısa vadede, çip, doktorlara anında geri bildirim sağlayacak ve Sharp'ın görüşüne göre, doktorların "kanserin seyrini takip etmesine, hücreleri sınıflandırmasına ve en iyi tedaviyi seçmesine" olanak tanıyacak. Ayrıca genel nüfusun daha uygun koşullarda kanser taramasından geçebilmesine fırsat sunacak. Araştırmalar, hızlı ve ucuz teşhis yöntemlerinin tıpta çığır açacağını uzun bir zaman önce göstermişti. Toner'in mikroçipi bu yönde atılmış önemli bir adım teşkil ediyor.

Haberle ilgili detaylı bilgiye Popular Mechanics web sitesinden ulaşabilirsiniz.



Özyeğin'de de Seçim Vardı

Öğrenci Birliği Seçimleri

Özyeğin'de de Seçim Vardı 2008-2009 Akademik Yılı Özyeğin Üniversitesi Öğrenci Birliği seçimleri öğrencilerimizin yüzde 90'nın katılımıyla 6 Kasım 2008 Perşembe günü gerçekleştirildi.

Öğrenci Birliği Başkanlığına Ali Naci Aydın, Yönetim Kurulu üyeliklerine ise Mert Savaş, Ahmet Keşoğlu, Efe Kethuda, Mehmet Faruk Demircioğlu, Fethi Sercan Aydın, Selin Kısacık ve Ahmet Özkan seçildi.

Öğrenci Birliği, Üniversite içinde, Yükseköğretim Kurumları Öğrenci Konseyinde ve diğer platformlarda Özyeğin Üniversitesi öğrencilerini temsil edecek.

Öğrenci Birliği Başkan adaylarından Egemen Aktan niçin başkanlığa aday olduğunu, "Üniversite yıllarında yaşadığımız bu deneyim ile demokrasiyi, yönetimi ve bilinçli seçmen olmayı öğreniyoruz. Bu bizim için bir nevi liderlik stajı gibi" diye anlatıyor, "yönetimi kazanan arkadaşlarıma başarılar dilerim, fikirlerimle ve desteğimle onların yanında olacağım."

Özyeğin Üniversitesinin ilk senesinde böyle bir göreve gelmekten duyduğu mutluluğu dile getiren Öğrenci Birliği Başkanı Ali Naci Aydın ise, "bir veya bir buçuk ayda bütün öğrenci arkadaşların katıldığı kurultaylar düzenleyerek, henüz az sayıda olmamızın avantajını kullanmayı ve en etkin şekilde öğrencilerin sesini duyurmayı amaçlıyoruz" diyor.



İlk Öğrencilerimizle Buluştuk

İlk Öğrencilermizle Buluştuk Rektör Prof. Erhan Erkut: "Girişimci ve yenilikçi bir üniversitenin aradığı bütün özellikler öğrencilerimizde var."

Özyeğin Üniversitesi'nin açılışı 15 Eylül 2008 Pazartesi günü "İlk Ders" adı altında düzenlenen törenle yapıldı.

Öğrencilerimiz, aileleri, üniversite çalışanları, Mütevelli Heyeti Başkanı Hüsnü Özyeğin ve ailesi, ve Mütevelli Heyeti üyelerinin yanısıra Özyeğin Üniversitesi kuruluş çalışmalarına katkı sunan kişilerin katılımıyla gerçekleşen törende bir konuşma yapan Hüsnü Özyeğin dünyanın ihtiyaçlarına cevap verebilen bir üniversite kurma hayalinin gerçeğe dönüşmesinden duyduğu mutluluğu konuklarla paylaştı.

Hüsnü Özyeğin konuşmasında öğrencilere, "sizler dört yıl sonrasının en aranılan mezunları olacaksınız" diyerek seslendi. Özyeğin, öğrencilere "Bu üniversitenin kurucuları olarak bizler, öğrenim hayatınızda, iş ve akademi dünyasında yaşadığımız deneyimleri, sahip olduğumuz girişimcilik anlayışımızı ve cesaretimizi, her zaman sizlerle paylaşmaya hazır olacağız" sözü verdi.

Protokol sıralarında öğrencilerin oturduğu törende daha sonra Özyeğin Üniversitesinin ilk öğrencileri adına sözü Ezgi Bayraktar aldı. Ezgi yaptığı konuşmada ilk olmanın ayrıcalığına değinerek şöyle dedi: "Evet bir şeylere sıfırdan başlamak, zor, yorucu ve cesaret isteyen bir görev. Ama unutmayın ki tarihe damgasını vuranlar, ve ölümsüz olanlar, ilk'ler ve en'lerdir. 'İlk' ve 'En' olmaktır sizi özel kılan. Bizler özeliz. Bu derslikler ilk bizim sesimizle hayat bulacak, ilk biz yayınlayacağız okul gazetesini, mezunlar derneğinin başında bizler olacağız. İnsanı hayata hazırlayan, kendi ellerinle, kendi emeğinle bir şeyler yaratmaktır. İşte burada, Özyeğin'de de bizden istedikleri ve bize sundukları bu."

"Tam Bizlik Bir Sınıf!"

Açılış töreninde Özyeğin Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Erkut 2008-2009 yılının ilk dersini konuklar ile paylaştı. Erhan Erkut konuşmasına, dokuz ay gibi kısa bir sürede üniversiteyi akademik hayata hazır hale getirmedeki rollerinden ötürü, bir "kurucu rektör" gibi destek sunduğunu belirterek Mütevelli Heyeti üyesi Ayla Göksel'e, Mütevelli Heyeti üyelerine, Genel Sekreter Bülent Bankacı'ya, direktörler ve çalışanlara teşekkür ederek başladı. Erhan Erkut ayrıca Özyeğin Üniversitesine duydukları güvenden dolayı öğrencilerin ailelerine de teşekkür etti. Erhan Erkut son olarak Özyeğin Üniversitesinin kurucusu ve Mütevelli Heyeti Başkanı Hüsnü Özyeğin ve ailesine teşekkürlerini sundu.

Özyeğin Üniversitesi'ne kayıt yaptıran öğrencilerin %85'inin ilk altı tercihi arasında yer aldığının altını çizen Erhan Erkut konuşmasına şöyle devam etti: "Üniversitemizi seçen öğrencilerimiz tam Özyeğin Üniversitesi'nin aradığı öğrenciler: Araştırarak, sorarak ve öğrenerek Özyeğin Üniversitesi'ni tercih ettiler. Özyeğin Üniversitesi'nin kendilerine sunabileceği fırsatları gördüler ve bu üniversitenin ilk öğrencileri olarak risk aldılar. Girişimci ve yenilikçi bir üniversitenin aradığı bütün özellikler öğrencilerimizde var."

Oryantasyon Programı

Açılış törenin ardından, öğrencilerimizin Üniversiteye uyum sürecine destek olmak amacıyla düzenlenen Oryantasyon Programı düzenlendi. İki gün süren Oryantasyon Programının ilk gününde "Nasıl Bir Üniversite" konulu "Atölye Çalışması", "Üniversiteye Uyum" konulu seminer ve "Kulüp Kurma Yarışması" gibi öğrencilerin Üniversiteye ısınma sürecini destekleyen etkinlikler yapıldı. Programın ikinci günü olan 16 Eylül Salı günü ise "Hazırlık ve Lisans Programı Tanıtımları", "Bilgi Teknolojileri ve Kütüphane Olanakları" sunumu ve "Vaka Analizi" üzerine oturumlar düzenlendi.

Fotoğraflar için tıklayın.



Özyeğin Üniversitesi'ni tercih eden öğrencilerin üçte biri ÖSS sıralamasında ilk yüzde 10'dan

Basın bültenine ulaşmak için tıklayın.



2008 TÜBİTAK Özel Ödülü Prof. Dr. Selim Ünlü'ye Verildi.

Mühendislik Fakültesi kuruluş çalışmaları kapsamında Rektör Danışmanı olarak Özyeğin Üniversitesi'ne destek veren Prof. Dr. Selim Ünlü'ye fotonik aygıtlar, görüntüleme, alıcılar, nanoteknoloji, nanobiyoteknoloji alanında yaptığı öncü çalışmalar sebebiyle 2008 Yılı TÜBİTAK Özel Ödülü verilmiştir.

2007 yılından başlayarak Bilim Ödülü eşdeğeri olarak oluşturulmuş bulunan TÜBİTAK Özel Ödülü, çalışmalarıyla bilime uluslararası düzeyde katkıda bulunmuş, yurtdışında yerleşik, Türkiye Cumhuriyeti uyruklu, hayattaki bilim insanlarına verilmektedir. 2008 yılı için TÜBİTAK Özel Ödülü ödül miktarı 25.000.-YTL, altın plaket ve ödül beratından oluşmaktadır.

Prof. Dr. Selim Ünlü'ye bu ödül "Optoelektronik ve nanoteknoloji alanında yüksek performanslı fotodetektörler, yakın alan taramalı mikroskopi ve yüksek çözünürlüklü yüzey altı mikroskopi konularındaki uluslararası düzeyde üstün nitelikli çalışmaları" nedeniyle verilmiştir.

Ödüle dair daha detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Prof. Dr. Selim Ünlü hakkında detaylı bilgi için tıklayın.



 
 
 
 
Özyeğin Üniversitesi © 2008