Özyeğin Üniversitesi, Çekmeköy Kampüsü Nişantepe Mahallesi Orman Sokak 34794 Çekmeköy İstanbul
Telefon : +90 (216) 564 90 00
Fax : +90 (216) 564 99 99
info@ozyegin.edu.tr

Tema
Tema
Tema
Mimari Tasarım Araştırmaları Ulusal Sempozyumu V
Prof. Dr. Orhan Hacıhasanoğlu Anısına
26-28 Nisan 2027 - Özyeğin Üniversitesi, Mimarlık ve Tasarım Fakültesi, Mimarlık Bölümü
MİTA V — EŞİKTE
Yapay Zekâ Çağında Mimari Tasarım Araştırmaları:
Öznellik, Özgünlük, Ekoloji ve Bilginin Dönüşümü
Mimarlık ile teknoloji arasındaki ilişki, geçmişten bugüne yalnızca teknik yeniliklerin değil, kavramsal kırılmaların da alanı olmuştur. Bu ilişki, kimi zaman kavramların yer değiştirdiği, kimi zaman parçalandığı, silindiği ya da beklenmedik biçimlerde evrildiği eşikler üretmiştir. Bu eşiklerde mimarlığın rolleri, yöntemleri, aktörleri ve davranış biçimleri yeniden tanımlanmıştır.
Bugün yapay zekâ ile yine/yeni bir eşikte miyiz? Yapay zekâ, yalnızca mimari tasarımın araçlarını mı dönüştürüyor, yoksa tasarımın ontolojik temellerini sorgulatan bir paradigma kayması mı yaratıyor?
Bu soru, yalnızca yapay zekânın tasarım pratiğine eklemlenmesiyle sınırlı değildir. Yapay zekâ, dijitalleşme, büyük veri, algoritmik karar süreçleri, otomasyon, platform ekonomileri, iklim krizi, afetler, göç, kaynak kıtlığı, ekolojik yıkım, toplumsal eşitsizlikler ve çoklu krizler çağında mimarlığın nasıl konumlanacağına dair daha geniş bir tartışmanın parçasıdır. Mimarlık bugün yalnızca yeni üretim araçlarıyla değil, aynı zamanda gezegen ölçeğinde derinleşen kırılganlıklarla da karşı karşıyadır. Bu bağlamda yapay zekâ, mimarlık için yalnızca teknik bir imkân değil; bilginin, yaratıcılığın, sorumluluğun, temsilin ve karar verme süreçlerinin yeniden sorgulandığı kritik bir eşik olarak da değerlendirilebilir.
MİTA V, mimari tasarım ve araştırma pratiğinin yapay zekâ ile kurduğu ilişkiyi öznellik ve özgünlük ötesine taşıyarak dijital çağın çok katmanlı dönüşümleri içinde ele almayı hedefliyor ve araştırmacıları, mimari tasarım araştırmalarında bilginin dönüşümünü, yapay zekâ, yaratıcılık, özgünlük, algı, biliş, eğitim, etik, güvenlik, teknoloji, anomali, halüsinasyon, entegrasyon ve insan-AI iş birliği ekseninde tartışmaya davet ediyor.
- Tasarım bilgisi nasıl üretiliyor, temsil ediliyor, aktarılıyor ve değerlendiriliyor?
- İnsan-AI iş birliği yaratıcılığı, özgünlüğü, eğitimi, pratiği ve etik sorumlulukları nasıl dönüştürüyor?
- Hayal ile halüsinasyon, veri ile sezgi, özgünlük ile tekrar, araç ile ortak arasındaki sınırlar nasıl yeniden çiziliyor?
- Yapay zekâ destekli tasarım süreçleri, iklim krizi, ekolojik kırılganlıklar, afetler, göç, eşitsizlikler ve kaynak sorunları gibi çoklu krizler karşısında nasıl bir mimari düşünme alanı açabilir?
- Yapay zekâ mimari tasarım araştırmaları için yalnızca yeni bir araç mı, yoksa yeni bir düşünme biçiminin başlangıcı mı?
| Özgünlük | Yapay zekâ ile üretilen tasarım fikirleri, imgeler, metinler ve modeller mimarlık alanında yaratıcılık ve özgünlük kavramlarını yeniden tartışmaya zorunlu kılmaktadır. Tasarım sürecinde özgünlüğün yalnızca nihai ürüne mi, tasarımcının niyetine mi, kullanılan yönteme mi, yoksa insan ve yapay zekâ arasındaki ortak üretim sürecine mi atfedileceği belirsizleşmektedir. Bu belirsizlik, mimari tasarım araştırmalarında yaratıcılığın artık tekil bir özneye bağlı, kapalı bir süreç olarak değil, insan, araç, veri, algoritma, bağlam ve yorum arasında kurulan ilişkisel bir üretim alanı olarak düşünülmesini gerekli kılar.
| Halüsinasyon | Yapay zekâ sistemlerinin ürettiği anomaliler, sapmalar, beklenmedik sonuçlar ve halüsinasyonlar da bu tartışmanın önemli bir parçasıdır. Bu çıktılar yalnızca hata, eksiklik ya da güvenilmezlik göstergesi olarak değil, aynı zamanda mimari tasarım araştırmaları için yeni keşif, spekülasyon ve eleştirel üretim imkânları olarak da değerlendirilebilir. Hayal ile halüsinasyon, veri ile kurgu, olasılık ile gerçeklik arasındaki sınırların bulanıklaştığı bu ortam, mimari temsilin ve tasarım tahayyülünün nasıl dönüştüğünü sorgulamayı gerektirir.
| Pedagoji | Bu dönüşümün en görünür alanlarından biri mimarlık eğitimidir. Yapay zekâ, stüdyo kültürünü, eleştiri süreçlerini, öğrenci-öğretici ilişkisini, tasarım öğrenmesini ve değerlendirme biçimlerini dönüştürme potansiyeline sahiptir. İnsan-AI iş birliğinin pedagojik boyutları, yalnızca araç kullanım becerileriyle sınırlı değildir; aynı zamanda eleştirel düşünme, tasarım etiği, üretim sürecinin şeffaflığı ve öğrencinin tasarım sürecindeki özne konumu açısından da ele alınmalıdır.
| Otonomi | Yapay zekânın tasarım süreçlerine entegrasyonu, mimarlıkta yeni iş birliği modellerini, yeni roller ve sorumlulukları gündeme getirmektedir. Yapay zekâ kimi zaman bir araç, kimi zaman bir üretim ortağı, kimi zaman bir eleştirmen, kimi zaman da bir karar destek sistemi olarak konumlanmaktadır. Bu çoklu konumlanma, mimari tasarımda kontrol ve özerklik kavramlarını yeniden düşünmeyi gerektirir. İnsan ve yapay zekâ arasındaki iş birliğinin kültürel ve pedagojik boyutları, mimarlık alanında farklı disiplinlerin katkısıyla ele alınmalıdır.
| Etik | Yapay zekâ destekli süreçlerin etik, güvenlik ve sorumluluk boyutları da göz ardı edilemez. Veri güvenliği, telif hakları, önyargı, şeffaflık, hesap verebilirlik, akademik dürüstlük ve mesleki sorumluluk gibi konular mimari tasarım araştırmalarının temel gündemlerinden biri hâline gelmektedir. Yapay zekânın kullandığı veri setlerinin niteliği, üretilen bilginin güvenilirliği, tasarım çıktılarının sahipliği ve karar süreçlerinin açıklanabilirliği, mimarlık alanında hem araştırma hem eğitim hem de mesleki pratik açısından kritik soruları gündeme getirmektedir.
| Ekoloji | Yapay zekâ çağında mimari tasarım araştırmalarını tartışmak, aynı zamanda dijital teknolojilerin ekolojik etkilerini de gündeme getirmeyi gerektirir. Yapay zekâ sistemleri, veri merkezleri, hesaplama altyapıları ve dijital üretim süreçleri önemli enerji tüketimleri ve çevresel maliyetler doğurmaktadır. Bu nedenle yapay zekânın mimarlıkta kullanımı yalnızca üretkenlik, hız ve temsil kapasitesi üzerinden değil, aynı zamanda ekolojik sorumluluk, kaynak kullanımı, iklim krizi ve sınırlar bağlamında da değerlendirilmelidir. Mimarlık araştırmaları açısından temel soru, yapay zekânın ekolojik krizleri görünür kılan, analiz eden ve dönüştürücü tasarım senaryoları üreten bir araç olup olamayacağı kadar hangi ekolojik maliyetleri ürettiğidir.
| Çoklu Krizler | Mimarlık bugün iklim krizi, afetler, göç, barınma sorunu, toplumsal eşitsizlikler, ekonomik kırılganlıklar, kültürel kopuşlar ve teknolojik dönüşümlerle iç içe geçen çoklu krizler çağında konumlanmaktadır. Yapay zekâ destekli tasarım araştırmaları, bu krizleri yalnızca veriyle çözülebilecek teknik problemler olarak değil, mekânsal, toplumsal, ekolojik ve politik boyutları olan karmaşık meseleler olarak ele almak durumundadır. Bu nedenle MİTA V, yapay zekâ tartışmasını mimarlığın daha geniş sorumluluk alanlarıyla birlikte düşünmeye davet eder: daha adil, dirençli, kapsayıcı, ekolojik ve eleştirel mekânsal gelecekler nasıl tahayyül edilebilir?
Bu bağlamda sempozyum, mimari tasarım araştırmalarında bilginin nasıl üretildiğini, kullanıldığını, değerlendirildiğini ve gelecekte hangi yönlerde dönüşebileceğini çok boyutlu bir çerçevede tartışmaya açarak, bu eksenlere odaklanan tüm kavramsal, kuramsal ve uygulamalı çalışmaları katkı sunmaya davet etmektedir.
